Boks tarihinin en unutulmaz isimlerinden Muhammad Ali’yi mağlup etmeyi başaran az sayıdaki boksörden biri olan Ken Norton, yalnızca ringdeki performansıyla değil, hayat hikâyesiyle de dikkat çekiyor.
1973 yılında Muhammad Ali’nin çenesini kırarak kazandığı karşılaşmayla dünya çapında tanınan Norton, o günlere gelene kadar oldukça zorlu bir yaşam mücadelesi vermişti.
Eski bir Amerikan deniz piyadesi olan Norton, profesyonel boks kariyerini sürdürürken Ford fabrikasında çalışıyor ve küçük oğlunu tek başına büyütüyordu.
Ancak yıllar sonra yalnızca kendisi değil, yetiştirdiği oğlu da Amerikan spor tarihine geçecekti.
Ken Norton’un hayatı, dünya şampiyonluğuna ulaşmadan önce oldukça zorlu geçiyordu.
Oğlu Ken Norton Jr. henüz bir yaşını biraz geçmişken eşinden ayrılan Norton, çocuğunun sorumluluğunu üstlendi.
Profesyonel boksör olmasına rağmen ailesinin geçimini sağlayabilmek için Ford fabrikasında çalışmak zorundaydı.
Sabah gün doğmadan kalkıyor, yaklaşık 6,5 kilometre koşuyor, ardından oğlunun kahvaltısını hazırlayıp onu okula bırakıyordu.
Fabrikadaki mesaisi bittikten sonra doğrudan boks salonuna gidiyor, antrenmanını tamamladıktan sonra eve dönerek oğluyla ilgileniyordu.
Maddi sıkıntıların ağırlaştığı dönemlerde komşuları da küçük Ken’in bakımına yardımcı oluyordu.
Norton’un hayali dünya ağır sıklet boks şampiyonu olmaktı. Ancak bunun için yalnızca rakipleriyle değil, hayatın getirdiği ekonomik zorluklarla da mücadele etmesi gerekiyordu.
31 Mart 1973, Ken Norton ve ailesi için dönüm noktası oldu.
O dönemde henüz dünya çapında büyük bir yıldız olarak görülmeyen Norton, San Diego’da eski dünya ağır sıklet şampiyonu Muhammad Ali ile karşı karşıya geldi.
Karşılaşmanın favorisi Ali’ydi. Ancak Norton, 12 raunt boyunca etkili bir performans sergileyerek boks dünyasının en büyük sürprizlerinden birine imza attı.
Mücadele sırasında Ali’nin çenesini kıran Norton, karşılaşmayı bölünmüş hakem kararıyla kazanmayı başardı.
Bu galibiyet yalnızca profesyonel kariyerini değil, ailesinin yaşam koşullarını da değiştirdi.
Oğlu Ken Norton Jr., yıllar sonra yaptığı açıklamalarda babasının Ali ile gerçekleştirdiği karşılaşmalardan kazandığı paranın ailelerine büyük katkı sağladığını anlattı.
Norton ailesi, bu gelir sayesinde mütevazı yaşam koşullarından kurtularak kendilerine bir ev satın alabildi.
Ken Norton, Ali ile iki kez daha karşılaştı. 1973 yılındaki rövanşı ve 1976 yılındaki üçüncü mücadeleyi yakın geçen hakem kararlarıyla kaybetti.
1978 yılında ise WBC dünya ağır sıklet şampiyonu oldu.
Profesyonel kariyerini 42 galibiyet, 7 mağlubiyet ve 1 beraberlikle tamamlayan Norton, 33 karşılaşmayı nakavtla kazandı.
Ken Norton, ringde büyük başarılara ulaşmasına rağmen oğlunun aynı mesleği seçmesini istemiyordu.
Boksun ne kadar tehlikeli olduğunu kendi yaşadıklarından biliyordu.
Bu nedenle Ken Norton Jr.’ı boks yapmaktan uzak tutmaya çalıştı. Hatta oğlunun kendisini ringde izleyerek zarar gördüğüne tanıklık etmesini istemediği için bazı karşılaşmalarına gelmesini engelledi.
Ken Norton Jr., yıllar sonra babasının maçlardan sonra vücudunda oluşan morluklara dokunduğunu ve babasının kendisine bunların iyileşeceğini söylediğini anlattı.
1978 yılında Larry Holmes ile yapılan ve boks tarihinin en sert ağır sıklet karşılaşmaları arasında gösterilen mücadeleyi de babasının isteğine rağmen gizlice izlediğini açıkladı.
Norton, oğlunun kendi yolunu çizmesini istiyordu.
Ve Ken Norton Jr. gerçekten de farklı bir spor dalında tarihe geçecekti.
Ken Norton Jr., babasının aksine kariyerini Amerikan futbolunda sürdürmeyi tercih etti.
UCLA’deki başarılı üniversite kariyerinin ardından NFL takımlarından Dallas Cowboys’a katıldı.
1993 yılında Dallas Cowboys formasıyla ilk Super Bowl şampiyonluğunu kazandı.
Bir yıl sonra aynı takımla ikinci kez şampiyonluk sevinci yaşadı.
1995 yılında ise San Francisco 49ers formasıyla üçüncü Super Bowl zaferine ulaştı.
Ken Norton Jr., NFL tarihinde üst üste üç kez Super Bowl kazanan ilk oyuncu oldu.
Üstelik bu üç şampiyonluğun tamamında takımının ilk kadrosunda sahaya çıktı.
Bir zamanlar babasının geçim mücadelesi verdiği, komşularının yardımıyla büyüyen küçük çocuk, Amerikan futbolunun en büyük başarılarından birine ulaşmıştı.
Ken Norton’un hayatı yalnızca başarılarla dolu değildi.
1986 yılında geçirdiği ciddi trafik kazasında kafatası, çenesi ve bacağında kırıklar meydana geldi.
O dönemde üniversite öğrencisi olan oğlu, babasının iyileşme sürecinde yanında bulundu ve günlük ihtiyaçlarını karşılamasına yardımcı oldu.
Ancak ilerleyen yıllarda aile içinde yaşanan anlaşmazlıklar nedeniyle baba ile oğulun ilişkisi bir süre bozuldu.
Ken Norton Jr.’ın ilk Super Bowl şampiyonluğu sırasında ikili arasındaki iletişim kopukluğu devam ediyordu.
1994 yılındaki ikinci şampiyonluk karşılaşmasında ise unutulmaz bir buluşma gerçekleşti.
Ken Norton, diğer iki çocuğuyla birlikte Atlanta’ya giderek oğlunun maçını izlemek istedi.
Başlangıçta karşılaşma için biletleri bile yoktu. Ancak aile sonunda stadyuma girmeyi başardı.
Dallas Cowboys’un şampiyonluğunun ardından baba ile oğul soyunma odasında bir araya gelerek kucaklaştı.
Bu buluşma, yıllardır devam eden kırgınlığın sona ermesinde önemli bir adım oldu.
Ken Norton, 18 Eylül 2013 tarihinde 70 yaşında hayatını kaybetti.
Babasının ölümünden birkaç ay sonra konuşan Ken Norton Jr., onu anlatırken oldukça duygusal bir ifade kullandı:
“O benim için her zaman Süpermen’di.”
Bu sözler, babasının yalnızca ringdeki başarılarına değil, kendisini büyütürken gösterdiği fedakârlıklara da duyduğu saygıyı yansıtıyordu.
Norton ailesinin spor dünyasındaki hikâyesi ise üçüncü nesille devam ediyor.
Ken Norton Jr.‘ın oğlu Kenny Norton III, 2026 itibarıyla NFL takımlarından Chicago Bears’ta savunma antrenör yardımcısı olarak görev yapıyor.
Ken Norton, Muhammad Ali’nin çenesini kırarak boks tarihinin en unutulmaz galibiyetlerinden birine imza attı.
Ancak onun hayatındaki en büyük başarı yalnızca dünya şampiyonluğu değildi.
Bir yandan fabrikada çalışırken diğer yandan oğlunu tek başına büyüten Norton, yıllar sonra Amerikan futbolunda tarih yazacak bir sporcunun yetişmesini sağladı.
Bir baba ringde dünya şampiyonu oldu. Oğlu Amerikan futbolunda üst üste üç kez Super Bowl kazandı. Torunu ise aynı sporun antrenörlük dünyasında kariyerini sürdürüyor.
Ken Norton ailesinin hikâyesi, spor tarihinin yalnızca kazanılan kemerlerden ve kupalardan ibaret olmadığını gösteren örneklerden biri olarak hafızalarda yerini koruyor.
Bu haberi paylaş
Henüz onaylı yorum yok. İlk yorumu sen yap!
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmalısınız.
Giriş Yap / Üye Ol