Birol Topuz
“Turkish Tiger” – Türk Kaplanı
Sert Bir Coğrafyadan Dünya Arenasına
Birol Topuz, 28 Nisan 1969 tarihinde Tunceli’nin Ovacık ilçesinde dünyaya geldi. Sert iklimi, zorlu doğa şartları ve çetin coğrafyasıyla bilinen bir bölgede başlayan hayatı, onun karakterinin şekillenmesinde önemli bir rol oynadı.
Ailesinin daha sonra İstanbul’a göç etmesiyle birlikte çocukluğu bu kez İstanbul’un köklü ve mücadeleci semtlerinden Karagümrük’te geçti. Ovacık’ın sert coğrafyasından Karagümrük’ün kendine özgü yaşam kültürüne uzanan bu yolculuk, Birol Topuz’un hayatı boyunca taşıyacağı mücadeleci karakterin temelini oluşturdu.
Kendi ifadesiyle, “hamuru sert yoğrulmuş” bir coğrafyada dünyaya gelmiş, ardından yine kendisinden güçlü olmayı ve mücadele etmeyi bekleyen bir çevrede büyümüştü.
Dövüş Sporlarıyla İlk Tanışma
Birol Topuz’un dövüş sporlarına ilgisi henüz çocukluk yıllarında başladı. Cüneyt Arkın ve Bruce Lee filmlerinin etkisiyle başlayan bu ilgi, Karagümrük sokaklarında arkadaşlarıyla oynadığı oyunlarla zaman içerisinde gerçek bir spor tutkusuna dönüştü.
1988 yılında Kaynarca’da Yılmaz Aydın’ın yanında Kung Fu çalışmaya başladı. Ardından kısa bir dönem Kemal Yazıcı ile Karate yaptı.
Bu branşların her biri onun sporculuk karakterine farklı bir özellik kazandırdı. Kung Fu ona esneklik ve koordinasyonu, Karate kontrolü ve oyun kurgusunu, Muay Thai sertlik ve dayanıklılığı, Boks ise strateji, oyun zekâsı ve rakibi birkaç hamle sonrasından okuyabilme becerisini kazandırdı.
Boksla Gelen Dünya Sahnesi
1991 yılında Trakya Üniversitesi Gümrük İşletme Bölümünü tamamlayan Birol Topuz, devlet bursuyla eğitim gördüğü için Gümrük Müsteşarlığı bünyesinde İstanbul Gümrükleri Başmüdürlüğü'nde gümrük memuru olarak göreve başladı.
23 yaşında Kadıköy’de bulunan Camadan Spor Kulübü’nde Hayrullah Camadan ile Muay Thai çalışmaya başladı.
Tam da bu dönemde dövüş sporları kariyerinde yeni bir sayfa açıldı.
Kick Boks Federasyonu’nun kurulmasının ardından Kick Boks ile daha yakından ilgilenmeye başlayan Topuz, takım arkadaşı ve Türk boksunun unutulmaz isimlerinden merhum Sinan Şamil Sam’ın televizyonda gençler dünya şampiyonluğu maçını izlemesinin ardından boksa yöneldi.
Kısa süre içerisinde Fenerbahçe Spor Kulübü'nün boksörü oldu. Sinan Şamil Sam ile milli takımda takım arkadaşı olarak ülkesini temsil etti.
1997 yılında Dünya Amatör Boks Şampiyonası’nda 91 kilogramda Türkiye adına ringe çıktı.
Ancak Birol Topuz için hedef yalnızca amatör başarılarla sınırlı değildi.
Kick Boks ve Dünya Şampiyonluğu
Kick Boks ve Muay Thai federasyonlarının kurulmasından önce de birçok uluslararası organizasyonda mücadele eden Topuz, farklı branşlarda önemli dereceler elde etti.
Kariyerinin dikkat çeken başarıları arasında;
-
1996 Avrupa Büyükler Kick Boks Şampiyonası – 2.lik / Avusturya
-
1997 Dünya Büyükler Kick Boks Şampiyonası – Şampiyonluk / İngiltere
-
1998 Avrupa Büyükler Kick Boks Şampiyonası – 2.lik / İstanbul
-
1999 Askeri Olimpiyatlar Boks – 3.lük / Hırvatistan
-
2000 Dünya Büyükler Kick Boks Şampiyonası – 2.lik / İrlanda
-
2001 Dünya Büyükler Kick Boks Şampiyonası – 2.lik / Avusturya
-
2002 Dünya Büyükler Kick Boks Şampiyonası – 3.lük / İtalya
-
2003 Dünya Büyükler Kick Boks Şampiyonası – 3.lük / Amerika
-
2003 Dünya Amatör Muay Thai Şampiyonası – 3.lük / Tayland
bulunmaktadır.
1997 yılında İngiltere’de elde ettiği dünya şampiyonluğu ise kariyerinin en özel başarılarından biri oldu. Topuz, bu başarıyı Türk Milli Takımı adına resmi olarak ağır sıklette kazanılan ilk dünya şampiyonluklarından biri olarak tarihe geçen bir başarı şeklinde değerlendiriyor.
“Turkish Tiger” – Türk Kaplanı
Profesyonel kariyerinde Birol Topuz,
“Turkish Tiger – Türk Kaplanı” lakabıyla tanındı.
Bu lakap, onun ringdeki dövüş anlayışını da özetliyordu.
Topuz, rakibinden daha fazla darbe almak yerine rakibine darbe vermeyi, mücadeleyi yalnızca güç üzerinden değil, akıl ve strateji üzerinden kazanmayı hedefliyordu.
Fenerbahçe'deki boks yıllarında aldığı bir öğüt, kariyeri boyunca onun için önemli bir prensibe dönüştü:
Spor hayatı bittikten sonra fiziksel gücün ve bedenin değişebileceğini, ancak aklın ve sağlığın hayatın geri kalanında çok daha önemli olduğunu biliyordu. Bu nedenle dövüşü, “darbe almadan darbe vurma sanatı” olarak görüyordu.
Güçten Önce Strateji
Birol Topuz’u rakiplerinden ayıran en önemli özelliklerden biri, farklı dövüş disiplinlerinden kazandığı teknik özellikleri bir araya getirebilmesiydi.
Kung Fu geçmişi sayesinde özellikle ayaklarının esnekliği ve koordinasyonu dikkat çekiyordu. Sol ayağını ve sol elini etkili kullanıyor, ön el ve ön ayağıyla rakibine sürekli tehdit oluşturuyordu.
Genellikle orta ve uzak mesafeyi tercih ediyor, fiziksel özelliklerine uygun bir mücadele kurmaya çalışıyordu.
Ancak onun için ringdeki mücadele yalnızca fiziksel güçten ibaret değildi.
Rakibini önceden analiz ediyor, güçlü ve zayıf yönlerini belirliyor ve buna göre strateji oluşturuyordu.
Kendi ifadesiyle,
“kavga etmiyor, strateji ile dövüşmeye çalışıyordu.”
K-1 Arenasına Uzanan Yol
Birol Topuz’un kariyerinin en önemli dönüm noktalarından biri profesyonel Kick Boks dönemiydi.
Profesyonel kariyerinde
21 galibiyet, 3 mağlubiyet ve 1 beraberlik elde etti.
Ancak kariyerinin en unutulmaz mücadelelerinden biri, 1998 yılında Avustralya’da dönemin en güçlü K-1 ve Kick Boks sporcularından biri olan
Sam Greco ile karşılaşmasıydı.
WAKO Pro Dünya Şampiyonluk kemeri için yapılan 12 raundluk mücadele aynı zamanda 1998 K-1 eleme karşılaşmasıydı. Maçı kazanan sporcu, Tokyo’da gerçekleştirilecek K-1 Finali’nde mücadele edecek son sekiz sporcu arasına girecekti.
Topuz, yaklaşık 20 kilogramlık kilo ve önemli bir tecrübe farkına rağmen dünyanın en güçlü dövüşçülerinden biriyle aynı ringi paylaşarak önemli bir tecrübe kazandı.
Mücadeleyi Sam Greco kazandı.
Ancak bu karşılaşma Topuz’un kariyerindeki en önemli uluslararası deneyimlerden biri olarak hafızasında yer aldı.
Dünya Arenasında Unutulmaz Rakipler
Birol Topuz’un kariyeri boyunca karşılaştığı önemli isimler arasında
Sam Greco ve
Alexandre Ustinov gibi dünya çapında tanınan dövüşçüler bulunuyordu.
2000 ve 2001 yıllarında dünya şampiyonalarında finale kadar yükselmesi de kariyerinin önemli dönüm noktalarındandı.
Topuz, her iki finalde de mücadeleyi önde götürdüğünü ancak hakem kararları ve verilen ihtar puanlarının sonucunu etkilediğini ifade ediyor.
İki altın madalyanın hakem kararları nedeniyle elinden alındığı bu finaller, onun kariyerinde unutamadığı anılar arasında yer aldı.
K-1’de Türk Ağır Sıkletinin Öncülerinden
Birol Topuz’un kariyerindeki en önemli özelliklerden biri de K-1 gibi dönemin en prestijli dövüş organizasyonlarından birinde Türkiye’yi temsil eden öncü sporculardan olmasıydı.
1998 yılında Avustralya’da K-1 elemesinde, 2002 yılında ise Çek Cumhuriyeti’nde K-1 elemesinde ringe çıktı.
Bu dönem, Türk dövüş sporlarının dünya çapındaki organizasyonlarda henüz bugünkü kadar görünür olmadığı yıllardı.
Topuz, bu nedenle yalnızca kendi kariyerinin değil, Türk dövüş sporlarının uluslararası arenadaki gelişiminin de öncü isimlerinden biri olarak hatırlanıyor.
Bir Branştan Diğerine: Sürekli Gelişim
Birol Topuz’un kariyeri tek bir branşla sınırlı kalmadı.
Kung Fu, Karate, Muay Thai, Kick Boks ve Boks gibi farklı disiplinlerde kendisini geliştirdi.
Ancak bu geçişlerin hiçbiri onun için yalnızca yeni bir branşı denemekten ibaret değildi.
Her branşa önce çalışarak, araştırarak ve sistemini öğrenerek yaklaştı. Daha sonra sınırlarını zorlayarak kendisinden mümkün olan en yüksek performansı almaya çalıştı.
Bu yaklaşım onun spor felsefesinin temelini oluşturdu.
Kendisi için spor, başkalarına kendini kanıtlama aracı değil, kişinin kendi sınırlarıyla yaptığı mücadeleydi.
Spora gerçek anlamda 23 yaşında başlamasına rağmen, 26 yaşından sonra profesyonel olarak bütün enerjisini bu mücadeleye yöneltti ve 28 yaşında dünya şampiyonluğuna ulaştı.
Sporun Ötesinde Bir Miras
Birol Topuz’a göre bir sporcunun geride bırakması gereken en önemli şey yalnızca madalyalar, şampiyonluklar veya istatistikler değildir.
Asıl miras; karakter, şahsiyet, güzel ahlak ve topluma örnek olabilecek bir duruştur.
Çünkü bir sporcu şampiyon olabilir, çok ünlü olabilir ve büyük başarılar kazanabilir. Ancak kendisinden sonra gelen nesillere örnek olamıyorsa, geride bıraktığı başarıların anlamının eksik kalacağına inanıyor.
Onun için önemli olan, dünyadan ayrıldıktan sonra bile yaşamaya devam edecek bir iz bırakabilmek.
Bunu kendi sözleriyle şöyle ifade ediyor:
“Varken var, yokken var olan bir iz bırakırsanız anlamı olur.”
Ve onun spor anlayışını özetleyen bir söz daha:
“Önemli olan kabiliyetler değil, kabiliyetlerin arkasındaki güzel ahlaktır.”
Hayat Bir Boks Maçı Gibidir
Birol Topuz’un hayat ve spor felsefesinin en dikkat çekici benzetmelerinden biri ise yaşamı bir boks maçına benzetmesidir.
Ona göre insan hayatı, doğumdan itibaren başlayan ve her evresi bir raund olan uzun bir mücadeledir.
Doğum bir raunddur.
Çocukluk bir raund.
Okul hayatı bir raund.
İşe başlamak, evlenmek, hayatın diğer aşamaları ise maçın devam eden raundlarıdır.
Her raund yeni bir mücadele, yeni bir deneyim ve yeni bir sınavdır.
Ve hayatın bitiş gongu çalana kadar mücadele devam eder.
O gong çalana kadar insanın görevi; azimle, disiplinle ve edindiği bilgi ve tecrübelerle kendisinden sonra gelenlere bir şeyler aktarabilmektir.
Birol Topuz
Tunceli’nin Ovacık’ından İstanbul’un Karagümrük’üne, oradan Türkiye’nin milli formasına ve dünyanın en önemli dövüş organizasyonlarının ringlerine uzanan bir hayat…
Kung Fu ile başlayan yolculuk; Karate, Muay Thai, Boks ve Kick Boks ile devam etti.
Dünya şampiyonlukları, uluslararası finaller, K-1 mücadeleleri ve dünyanın önemli dövüşçüleriyle karşılaşmalar…
Fakat Birol Topuz’un hikâyesini yalnızca kazandığı madalyalar anlatmıyor.
Onun hikâyesi;
geç başlayan ama sınır tanımayan bir spor yolculuğunun, disiplinin, mücadele azminin ve karakterin hikâyesi.
Çünkü onun için hayat da bir maç.
Ve maçın bitiş gongu çalana kadar mücadele devam ediyor.
Birol Topuz – “Turkish Tiger”
Bir dünya şampiyonundan fazlası; hayatı boyunca farklı branşlardan öğrendiklerini birleştiren, mücadeleyi karakterinin bir parçası haline getiren ve geride bir iz bırakmayı hedefleyen bir Türk dövüş sporcusu.
Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yap!