Alex Pereira’nın MMA dünyasındaki yükselişi neredeyse benzeri görülmemiş bir başarı hikâyesi oldu. UFC’ye katıldıktan sadece dört yıl sonra iki farklı sıklette şampiyonluk yaşayan Brezilyalı yıldız, son olarak UFC 320’de Magomed Ankalaev’i mağlup ederek hafif ağır sıklet kemerini yeniden kazandı.
Bu başarılar, Pereira’nın yalnızca MMA tarihindeki yerini değil, dövüş sporlarının en büyük isimleri arasındaki konumunu da tartışmaya açtı.
Ancak Alex Pereira’nın mirasını tam anlamıyla değerlendirebilmek için kickboks kariyerine dönmek gerekiyor. Özellikle Avrupa ve Asya’da büyük ilgi gören kickboks dünyasına uzak olan MMA izleyicileri için Pereira’nın bu branştaki başarılarını doğru değerlendirmek her zaman kolay olmayabiliyor.
İki farklı sıklette GLORY dünya şampiyonluğu kazanması ve GLORY Hall of Fame’e girmesi kâğıt üzerinde oldukça etkileyici görünse de, bu başarıların gerçek değerini anlayabilmek için kariyer yolculuğuna yakından bakmak gerekiyor.
Birçok profesyonel sporcunun aksine Pereira, dövüş sporlarına oldukça geç başladı. 2012 yılında, 25 yaşındayken profesyonel kariyerine Jungle Fight 37 organizasyonunda adım attı. Ardından Brezilya’nın önde gelen kickboks organizasyonu WGP’de mücadele ederek ilk dört maçını kazandı.
Aynı yıl gelecekte GLORY’de de mücadele edecek Felipe Micheletti ile karşılaşan Pereira, kariyerinin ilk önemli sınavlarından birini verdi.
2012’nin ilerleyen döneminde Pereira, uluslararası arenadaki ilk ciddi sınavında geleceğin GLORY şampiyonu Jason Wilnis ile karşılaştı. Mücadeleye iyi başlayan Brezilyalı sporcu, ilk raundda etkili performans sergilese de Wilnis ilerleyen bölümlerde üstünlüğü ele geçirdi ve Pereira’yı nakavt ederek kariyerinin ilk KO mağlubiyetini yaşattı.
2013 yılında Pereira bu kez amatör arenaya dönerek WAKO Dünya Şampiyonası’nda mücadele etti. Finale kadar yükselen Brezilyalı sporcu, finalde geleceğin GLORY şampiyonu Sergej Maslobojev’e kaybederek gümüş madalya kazandı.
Üç galibiyetin ardından Pereira, GLORY organizasyonuna katıldı. Hırvatistan’da düzenlenen dört kişilik orta sıklet eleme turnuvasında Dustin Jacoby ve Sahak Parparyan’ı mağlup ederek dikkatleri üzerine çekti.
Kısa süre sonra GLORY tarihinin en güçlü orta sıklet turnuvalarından biri olan GLORY 17: Last Man Standingorganizasyonunda mücadele etti. Burada turnuvanın favorisi Artem Levin ile karşılaşan Pereira, kariyerinin en tek taraflı yenilgilerinden birini yaşadı. Levin, Brezilyalı sporcuyu üç raund boyunca kontrol ederek oy birliğiyle galip geldi.
Buna rağmen Levin maç sonunda Pereira’yı “Şimdiye kadar karşılaştığım en iyi yumruk atan dövüşçülerden biri.” sözleriyle övdü.
2016 yılında Pereira’nın kariyerindeki dönüm noktalarından biri yaşandı.
Çin’de düzenlenen Glory of Heroes organizasyonunda Israel Adesanya ile ilk kez karşılaştı ve tartışmalı bir kararla galip geldi.
Daha sonra Kunlun Fight’ta dönemin en iyi pound-for-pound kickboksçularından Artur Kyshenko ile karşılaştı. İyi başladığı mücadelede ilerleyen raundlarda üstünlüğü rakibine kaptırdı ve nakavt oldu. Bu karşılaşma, Pereira’nın kickbokstaki son nakavt mağlubiyeti olarak kayıtlara geçti.
Aynı yıl Adesanya ile rövanş maçına çıkan Pereira, üçüncü raundda sol kroşesiyle rakibini nakavt ederek rekabeti lehine noktaladı. İkilinin yıllar sonra UFC’de yeniden karşılaşacak olması ise bu rekabeti dövüş sporlarının en özel hikâyelerinden biri haline getirdi.
2017 yılında Pereira, GLORY Orta Sıklet Dünya Şampiyonu oldu ve beş başarılı kemer savunmasına imza attı.
Bu süreçte Jason Wilnis, Simon Marcus, Artem Vakhitov, Donegi Abena ve Ertuğrul Bayrak gibi önemli isimlerle karşılaştı. Özellikle Artem Vakhitov karşısında kazandığı ikinci dünya şampiyonluğu kariyerinin en önemli başarılarından biri olarak kabul edildi.
Ancak bazı otoriteler, Pereira’nın şampiyonluk döneminde orta sıklet ve hafif ağır sıklet kategorilerinin geçmiş yıllara göre daha zayıf olduğunu savunurken; Sergej Maslobojev, Donovan Wisse ve yeni jenerasyonun diğer yıldızlarıyla karşılaşamamasını kariyerindeki en büyük eksikliklerden biri olarak değerlendiriyor.
Alex Pereira’nın kickboks kariyeri, büyük başarılarla kaçırılmış fırsatların bir araya geldiği özel bir hikâye sunuyor.
İki farklı sıklette dünya şampiyonu oldu, Israel Adesanya, Simon Marcus ve Artem Vakhitov gibi önemli isimleri mağlup etti ve kickboks tarihinin en unutulmaz nakavtlarından bazılarına imza attı.
Öte yandan zamanlama ve dönemin şartları nedeniyle kariyerini çok daha yukarı taşıyabilecek bazı büyük karşılaşmalar hiçbir zaman gerçekleşmedi.
Bugün birçok otorite Pereira’yı kickboks tarihinin en büyük isimlerinden biri olarak görmese de, onun sporun modern dönemine damga vuran en önemli yıldızlardan biri olduğu konusunda fikir birliği bulunuyor.
Kickboksta elde ettiği başarıların üzerine UFC’de iki farklı sıklette şampiyonluk ekleyen Alex Pereira, dövüş sporları tarihinin en etkileyici kariyerlerinden birine sahip olmayı sürdürüyor.
Anahtar Kelimeler
Alex Pereira kickboxing glory kickboxing glory kickboks Alex Pereira mma Alex Pereira ufc Alex Pereira glory kickboxingBu haberi paylaş
Henüz onaylı yorum yok. İlk yorumu sen yap!