App Store'da
İndir

Köşe Yazıları Ömer Bektaş Octagon’un Kapıları Açılıyor.

Octagon’un Kapıları Açılıyor.

Octagon’un Kapıları Açılıyor.

Türkiye’de MMA artık yalnızca yükselen bir dövüş sporu değil; spor salonlarından organizasyonlara, gençlerin ilgisinden profesyonel kariyer fırsatlarına kadar büyüyen yeni bir spor kültürünün habercisi. Bu yazıda MMA’nın Türkiye’deki gelişimini, öncü isimlerini, mevcut potansiyelini ve gelecekte bizi nelerin beklediğini ele alıyorum.

MMA (Mixed Martial Arts / Karma Dövüş Sanatları), bugün dünyadaki dövüş sporları arasında belki de en zengin teknik kapasiteye sahip branşlardan biri. Hem profesyonel hem de amatör olarak yapılan MMA; yumruk, tekme, diz ve dirsek tekniklerinin yanı sıra rakibi tutarak yere düşürme, fırlatma, yerde kontrol etme, boğma ve eklem kilitleri gibi çok farklı mücadele disiplinlerini bir araya getiriyor.

İşte bu teknik zenginlik, MMA’yı diğer dövüş sporlarından ayıran en önemli özelliklerden biri. Seyir zevki yüksek, temposu sürekli değişen ve her an farklı bir sonuca açık olan müsabakalar; MMA’nın dünyada olduğu gibi Türkiye’de de kısa sürede büyük bir ilgi görmesini sağladı.
 

Yeni Bir Spor Değil, Yeni Bir Çağın Sporu

Karma dövüş sanatlarının kökeni oldukça eski dönemlere uzansa da MMA’nın modern anlamda bir disiplin hâline gelmesi ve organize müsabakalarla gelişmesi 20. yüzyılın başlarına dayanıyor.

UFC’nin parlama dönemi; Dana White ve Fertitta kardeşlerin organizasyonu 2001’de 2 milyon dolara satın alarak iflastan ve kötü şöhretinden kurtarmasıyla başladı. Şirketin asıl büyük patlaması ve ana akım medyaya taşınması ise kuralların oturtulup 2005 yılında TheUltimate Fighter reality şovunun yayınlanmasıyla gerçekleşti. 2005 yılı bu anlamda bir kırılma noktasıydı: Spike TV’de yayınlanan The Ultimate Fighter şovu, UFC'yi bir gecede milyonlarca izleyiciyle buluşturdu.

Türkiye’de ise MMA’nın gelişim süreci biraz daha farklı ilerledi. Bazı spor kulüpleri ve eğitmenler, henüz MMA ülkemizde bugünkü kadar tanınmıyorken yurt dışındaki eğitim ve organizasyonlara katılarak bu branşın gelişimine katkı sundu. Ancak MMA’nın Türkiye’de kurumsal bir yapı altında temsil edilmesi açısından en önemli dönüm noktalarından biri, MMA Federasyonu’nun 2013 yılında —hâlen Federasyon Başkanlığı görevini yürüten— Ali Arık tarafından dernek statüsünde kurulması oldu.

O günden bugüne Türkiye’de MMA’nın geldiği nokta küçümsenecek gibi değil. Bugün spor salonlarında kurulan Octagonlardan (MMA yapılan sekiz köşeli kafes) MMA ekipmanlarına, özel antrenman programlarından amatör ve profesyonel organizasyonlara kadar bu branşın giderek daha görünür hâle geldiğini görüyoruz.

Asıl büyük değişimin ise henüz başlamadığını düşünüyorum.
 

MMA’nın Önünde Büyük Bir Fırsat Var

MMA’nın Türkiye’de henüz yeni sayılabilecek bir branş olması, beraberinde bazı sorunları da getiriyor. Özellikle yakın dönemde kurumsallaşan veya resmî federasyon yapısına kavuşan spor branşlarının yaşadığı benzer sancılar MMA için de söz konusu. Ancak MMA’nın Gençlik ve Spor Bakanlığı çatısı altında resmî ve kurumsal bir federasyon yapısına kavuşması, branşıngeleceği açısından çok önemli bir eşik olacaktır.

Çünkü MMA artık yalnızca bir dövüş sporu değildir. Kendisinden bağımsız bir kültürü, kıyafetleri, ekipmanları, salon konseptleri, organizasyonları, sporcu profili ve giderek büyüyen bir ekonomik yapısı vardır.

Özellikle diğer dövüş sporlarını bünyesinde bulunduran özel spor salonlarının MMA’yışimdiden programlarına dâhil etmeleri ve gerekli resmî şartları yerine getirmeleri; hem tesisler hem antrenörler hem de sporcular açısından önemli bir avantaj sağlayabilir.

Çünkü spor salonları değişmek zorunda. Bunu geçmişte defalarca gördük: Bir dönem birçok salon Karate ile faaliyet gösterdi, ardından Taekwondo ön plana çıktı, daha sonra Kick Boks ve Muay Thai salonların temel branşlarından biri hâline geldi. Bugün ise aynı dönüşümün MMA için yaşanması oldukça muhtemel. Birçok antrenörün geçim kaynağı olan özel spor salonları, değişen sporcu taleplerine ayak uydurmak zorunda. MMA’nın yükselişi de bu dönüşümün en önemli parçası olacak.
 

Peki Neden MMA?

Çünkü MMA dünyada artık dev bir spor endüstrisi. UFC, PFL ve ONE Championship gibi büyük profesyonel organizasyonlar sayesinde MMA, dünyanın dört bir yanında milyonlarca insana ulaşıyor. Sporcular yalnızca müsabakalarda değil; sosyal medyada, YouTube’da, dijital platformlarda ve geleneksel medyada sürekli görünür durumda.

Özellikle UFC pazarlama konusunda o kadar başarılı ki tüm sporcularını dünyaya 7’den 70’e tanıttı. Bu tanıtımlarla MMA branşı devasa boyutlara ulaştı. Öyle ki Ankara’daki bir etkinliğe MMA yıldızı Khamzat Chimaev davet edildiğinde; boksun efsanesi Artur Beterbiev onunla beraber geldiği hâlde manşetlerde ve tüm ilgide Khamzat vardı. Oysa Artur Beterbiev’indünya boksundaki otoritesi tartışmasız şekilde daha fazlaydı. Burada MMA’nın popüler kültürle yarattığı etkinin ne kadar büyük olduğunu Chimaev’e gösterilen ilgiden anlayabiliyoruz.

Bugünün gençleri sporla geçmiş nesillerden çok farklı bir şekilde tanışıyor. Eskiden çocuklar ve gençler büyük ölçüde ailelerinin yönlendirmesiyle futbol, güreş, karate, taekwondo, boks veya kick boks gibi branşlara yöneliyordu. Bugün ise tek bir telefon ekranı, dünyanın herhangi bir yerindeki MMA sporcusunu birkaç saniye içinde gençlerin karşısına çıkarabiliyor. Bu nedenle MMA’nın özellikle Z kuşağı ve sonraki nesiller arasında daha fazla ilgi görmesi şaşırtıcı değil.

“En etkili dövüş sporu hangisi?” sorusu internette aratıldığında gençlerin karşısına çıkan cevapların önemli bir bölümü MMA oluyor. Çünkü MMA tek bir dövüş disiplinine bağlı kalmıyor; boksu, kick boksu, güreşi, jiu-jitsuyu, judoyu ve diğer mücadele disiplinlerini aynı kafeste buluşturuyor. Bu da onu yalnızca bir spor değil, farklı dövüş disiplinlerinin kesişim noktası hâline getiriyor.

Türkiye’de MMA’nın Önünü Kimler Açtı?

Türkiye’de MMA bugün konuşuluyorsa bunu yalnızca son birkaç yılın gelişmesi olarak görmek büyük haksızlık olur. MMA henüz ülkemizde bu kadar yaygın değilken uluslararası arenada mücadele eden sporcularımız vardı.

Dövüş sporlarıyla ilgilenenlerin yıllar önce adını duymaya başladığı isimlerden biri Murat Kazgan’dı. Uluslararası organizasyonlarda mücadele etti, önemli tecrübeler kazandı ve MMA’nın Türkiye’de tanınmasına büyük katkı sağladı. Sonrasında Gökhan Saki, Kaan Kazgan, İbo Aslan, Kerim Engizek ve Alptekin Özkılıç gibi isimler UFC’de ülkemizi temsil eden Türk sporcular oldular. Yine ülkemizde yetişmiş; Muay Thai ve Kick Boks branşlarındadünya şampiyonluğu bulunan Bediha Taçyıldız Şahin de kafese girmeye başladı.

Bu isimlerin önemli bir bölümü, MMA öncesinde farklı dövüş sporlarında kendilerini kanıtlamış sporculardı. Aslında bu durum MMA’nın en önemli özelliklerinden birini gösteriyor: MMA, diğer dövüş sporlarının rakibi olmak zorunda değil; aksine onların birikimini bir araya getiren ortak bir zemin olabilir. Nitekim Bediha Taçyıldız’ın ilk profesyonel MMA maçına çıktığı CORE FC organizasyonu, tribünlerin doluluğuyla Türkiye’deki MMA izleyicisinin potansiyelini açıkça gösterdi. 
 

Octagon’un İçinde Rakip, Dışında Sporcu

MMA’nın kendine özgü atmosferi, sunumu ve seyirci üzerindeki etkisi diğer branşlardanoldukça farklı.

Octagonun içinde iki sporcu; teknik becerileri, kondisyonları, taktikleri ve oyun planlarıyla birbirlerine üstünlük kurmaya çalışıyor. Bazen mücadele ayakta geçiyor, bazen saniyeler içerisinde yere taşınıyor. Bir anda yumruk ve tekmelerin konuştuğu mücadele, birkaç saniye sonra güreş veya yer mücadelesine dönebiliyor. Bu yönüyle MMA, modern sporun en yüksek mücadele çeşitliliğine sahip branşlarından biri.

Görüntüsü zaman zaman Antik Roma’daki gladyatör mücadelelerini çağrıştırsa da MMA’nın asıl güzelliği tam olarak burada ortaya çıkıyor: Müsabaka bittiğinde iki sporcu birbirini düşman olarak görmüyor. Çünkü aynı cesareti göstermiş, aynı riskleri almış ve aynı bedeli ödemiş iki sporcu olduklarını biliyorlar. MMA’da rakibe saygı, mücadelenin dışında kazanılan bir değer değildir; aksine saygı mücadelenin tam içinde kazanılır.
 

Türkiye İçin Yeni Bir Fırsat

Bu yazıyı kaleme aldığım sırada Türk MMA’sı açısından dikkat çekici iki gelişme yaşandı.

İlki, dünyaca tanınan MMA sporcusu Islam Dulatov’un Türk vatandaşlığına geçmesi ve bundan sonraki kariyerinde Türkiye’yi temsil etmek istediğini açıklaması. İkincisi ise dünyaca ünlü MMA sporcularından biri olan Khamzat Chimaev’in 2026 Karakucak Güreşi Dünya Şampiyonası’nı takip etmek üzere Türkiye’ye gelmesi.

Bu iki gelişmeyi yalnızca iki sporcunun Türkiye ile bağlantısı olarak değerlendirmemek gerekiyor. Bunlar aynı zamanda Türkiye’nin MMA açısından taşıdığı potansiyelin ve branşayönelik ilginin giderek büyüdüğünün de işaretleri.

Ancak burada asıl mesele, birkaç ünlü sporcunun Türkiye’ye gelmesi veya Türk vatandaşlığı alması değil; Türkiye’nin bu ilgiyi nasıl değerlendireceğidir. Mesela UFC Türkiye’de bir organizasyon yapacak mı? Çünkü MMA denildiği zaman akla ilk olarak UFC geliyor. İlgi, bilet satışı ve tribün dinamikleri organizasyonun nerede yapılacağına karar veriyor.

MMA’nın dünyadaki büyüklüğü ortada. Türkiye’nin genç nüfusu, dövüş sporlarına olan ilgisi, güçlü spor kültürü ve yetişmiş antrenör altyapısı düşünüldüğünde MMA’nın önünde çok büyük bir alan bulunuyor. Bunun için doğru olan; günü kurtarmak değil, bugünden yarının MMA’sını planlamaktır.

Kurumsallaşma, antrenör eğitimi, hakemlik sistemi, altyapı, sporcu gelişimi, kulüp ve salon yapılanması, ulusal organizasyonlar ve uluslararası temsil konularında sağlam bir sistem kurulması gerekiyor. Çünkü MMA Türkiye’de zaten yükseliyor. Mesele artık MMA’nın yükselip yükselmeyeceği değil; Türkiye’nin bu yükselişin neresinde olacağıdır.

Önümüzdeki yıllarda birçok spor salonunun kapısında yeni bir tabela göreceğiz: MMA.

Ve bugün henüz başlangıç aşamasında olduğumuzu söylemek için oldukça fazla nedenimiz var.

Saygılarımla.

 

Bu yazıyı paylaş

Ömer Bektaş

Spor Yönetimi, Spor Teknolojileri, Dijital İletişim ve Kick Boks

Ömer Bektaş, 1984 yılında Ankara’da doğdu. Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesinden mezun oldu. Özel sektör ve kamu kurumlarında…

Tüm Yazıları
AntiFight Shop Mağazaya Git →
Anti Fight | En Güncel Haberler Burada Türkiye'den ve dünyadan en güncel kickboks haberleri, boks haberleri, mma haberleri, muay thai haberleri için tek adres burası.
Bizi sosyal medyada da takip ederek en güncel haberlerden ilk sen haberdar olabilirsin.
🇹🇷 Türkçe 🇬🇧 English 🇩🇪 Deutsch 🇸🇦 العربية 🇷🇺 Русский